Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu’nun 36 sayfalık taslağı yayımlandı. Rapor, Türkiye’deki demokratik durumun kritik bir noktada olduğunu ve Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin 2018’den beri durakladığını vurguluyor. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde en fazla dosyanın Türkiye’den geldiği belirtildi.
Raporda, Türk hükümetinin 2019’dan bu yana uygulamaya koyduğu 11 ‘yargı paketi’ne rağmen, yargının bağımsızlık durumunun endişe verici bir şekilde devam ettiği ifade ediliyor. Alt mahkemelerin Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayı reddetmesi, anayasal düzenin tehlikeye girmesine sebep olmakta. Aynı zamanda, belirli davalarda hukuk önünde çifte standartların bulunduğu, bunun özellikle siyasi ya da yüksek profilli adli süreçlerde kendini gösterdiği kaydedildi.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ve Deva Partisi’nin (DEM) milletvekillerine yönelik yargı süreçleri. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “uydurma suçlamalarla” cezaevinde olduğu bilgisi verildi. Rapor, Türkiye’nin seçilmiş yetkililere ve muhalif siyasetçilere yönelik baskı uygulamak için ceza hukukunu ve terörle mücadele yasalarını sistematik bir şekilde araçsallaştırdığına dikkat çekiyor. Son dönemde muhalefet partilerine ait 28 belediye başkanının tutuklandığı veya görevden alındığı, bu durumun demokratik standartların ciddi şekilde düşmesine yol açtığı vurgulandı.
Ayrıca, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında da Avrupa’daki varlıklarının dondurulması gibi kısıtlayıcı tedbirlerin alınması talep edildi. Raporda, Gürlek’in Adalet Bakanlığına atanmasının, siyasi bir ajanda izlediğini gösterdiği ifade edildi.
Muhalefetin perspektifine de yer verilen raporda, Türkiye’deki muhalefet partilerinin AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeniden güçlendirilmesini savunduğu belirtildi. Özgür Özel’in yazdığı mektupta, iş birliğinin daha kapsamlı ve stratejik bir şekilde geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, eski Halkların Demokratik Partisi coğrafi lideri Selahattin Demirtaş’ın bu durumu demokratik reformlar için bir fırsat olarak değerlendirdiği görülüyor. Rapor, Türkiye’nin demokratik sürecindeki gelişmelere dair önemli bir değerlendirme sunuyor.